Tekin's profileTekin adlı kullanıcının ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    May 24

    Türk Olmanın 76 Kuralı

    Türk Olmanın 76 Kuralı
    1...Kağıt mendili kumaş mendil gibi günlerce buruşuk şekilde cebinde taşır.
    2...Rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye küllüğe su koyar.
    3...Serçe parmağını kulağına sokup iyice sallayarak karıştırır.
    4...Ancak bir Türk gazete bulmacasını hep başkalarına sora sora çözebilme
    becerisini gösterip , kendisi çözdü diye sevindirik olabilir.
    5 ...Sakal traşı olduktan sonra kanayan yerlerine küçük kağıtlar
    yapıştırır..
    8...Soba borusu aktığında yoğurt kaplarını telle soba borusuna bağlar.
    9...Nezle olunca tuvalet kağıdını uzun bir şerit yaparak kullanır.
    10..Diş fırçasıyla dişini fırçalamayıp da saçını boyamak için kullanan
    birini görürseniz , o saçııi seven bakımlı bir Türk'tür.
    11..Konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini öğretir.
    12..Sahilde mayosunu kabinde giymek yerine arkadaslarına havlu tutturarak
    giymeye çalışıp bir de arkadaşlarına "bakmayın lan" diye çıkısır.
    18..Çorabının kirlenip kirlenmediıini burnuna götürerek kısa süreli
    koklayarak anlayan kişi temizliğine düşkün bir Türk'tür.
    20..Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilen ama açmak
    için ikinci kez çalmasını bekler.
    22..Bir dükkana girip , onun bunun fiyatını sorduktan sonra "abi araba beş
    dakka dursun, ben hemen gelicem" deyip, 2 saat sonra gelir.
    25..Cebinden çıkardığı paraların içinde en eskisini özenle arayıp bulduktan
    sonra para üstü verir.
    27..Trafikte ambulansın peşine takılarak sıkışıklıktan kurtulup ,
    uyanıklık yaptığını zanneder.
    28..Kağıt paraların üzerine not alır ve parayı harcadığı için notu kaybeder
    ve ya elden ele dolaşacağını bildiğinden komik yazılar yazar.  ( Paranın ön
    yüzüne tehlike anında arkayı çeviriniz yazıp anında çevirince de şimdi
    değil salak tehlike anında yazanlardan bahsediyoruz .)
    30..Çocuğu yanlışlıkla elini kestiği veya düstüğü için ağladığında elini
    kesti veya düştü diye çocuğunu döver.
    31..Taksi tuttuğunda taksicinin yanına oturur .Eğer üç dört kişi taksi
    tutuyorsa , taksi parasını veren kişi ön koltuğa oturur.
    39..Kürdanla dişini karıştırıp önce çıkarıp bakar , sonra tekrar ağzına
    koyar.
    40..Ütü fişi , teyp fişi veya televizyon fişi kablosunun bakır teli dışarı
    çıkmış ise çocukları elektrik çarpmasın diye bakır teli selobantla
    yapıştırır.
    42..Ailece televizyon izlenen bir evde kumanda babanın elindeyse ve o ne
    izlerse diğerleri de onu izlemek zorunda kalır.
    44..Çantasının içinde yeni tanıştığı birisine bile çekinmeden göstermek
    üzere en güzel fotograflarını ve aile albümünü taşıyan birisini görürseniz
    hemen boynuna sarılmayın yoksa çantayı kafanıza yiyebilirsiniz , çünkü o
    kişi bir Türk kızıdır.
    45..Bir türk esnafı , müşterisinden aldığı parayı önce iki ucundan tutup
    iki defa gerginleştirir daha sonra da güneşe dogru tutup bakarak sahte olup
    olmadığını anlar.
    47...Evin bir odasının ampülü patladığı zaman yenisini almayıp da fazla
    kullanmadığı bir odanın ampülünü onun yerine takar.
    48..Evinde bulunan saksılarin dibini kültablası olarak kullanır.
    49..Dişlerini gazoz açacağı , fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanır.
    51..  İşinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bir Türk'ten
    baskası olamaz.  (Şerefsizin oğlu ne iş yapmış be kardeşim, helal olsun)
    52..Aracın sinyal lâmbaları dururken kolunu çıkararak "dönüyorum"
    hareketi yapar.
    53..Yemeğin etini en sona bırakır.
    54..Trafik ışıkları kırmızıdan yeşile döndüğünde önündeki herkesi salak
    sanarak kornaya basar.
    55..  Dingildeyen bir masanın ayağına kağıt sıkısşırma fikri bir
    Türk'ündür..
    56..Dişlerinin arasından "viij viij" diye ses çıkarır.
    57..Tv'de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olan (dur oraya
    gitme öldürecekler seni) Türk sinema severlerdir.
    59..  Arabasına öküz, köpek, horoz sesli korna taktırma fikrinin patenti
    bir Türk'e aittir.
    60..  Gazete kağıdını en iyi şekilde kullanır.(Cam silme bezi, külah,
    mendil, sofra bezi )
    62..Plastik yoğurt kabını saksı yapar.
    63..Arabasının arkasına yazı yazar .  (Rahmetli de sollardı, tek rakibim
    THY, kroyum ama para bende)
    64..  Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyeceğini
    bildiği halde el sallar.
    65..Çignediği sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbende
    yapıştıran bir Türk kadınından baskaşı değildir.
    66..Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranır.
    67..Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir
    örtü örterek kullanır..
    69..Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp, çarpılmış
    arabasına üzülür.
    70..Tüp kaçırıyor mu, kaçırmıyor mu diye kibrit yakıp kontrol eder.
    73..Otoyolda, otomobilin gaz pedalına tuğla koyup, yorulmadan kullanma
    fikri bir Türk'ündür.
    75..Elektronik hesap makinesini, uzaktan kumandasını naylona sarmış,
    üzerine de ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz Türk'tür o.
    76..On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan
    kullanma becerisini gösterir.
    May 15

    ACI ÇEKİYORUM

    Acı çekiyorum….

     

    Nefes almak bu kadar zor olmamalı.İnsanlara bakıp içindeki zehri dökmemek bu kadar zor olmamalı.Herkese güçsüzüm demek bu kadar zor olmamalı….

     

    Yaşanmış birlikteliğin geçen senelerin bu kadar bir çırpıda bitmesine üzülmek bu kadar basit görülmemeli….

     

    Sevdiğini kaybetmemek için Söylediğin senelerce yalanlar bu kadar kötü bakılmamalı…

     

    Sevgi demek gurur demek miş. Her ne kadar sevsen de yine gurur yapmakmış.Sevgide gurur yapmak yok derler ama uygulamazlar insanlara cesaret verilen kurulmuş ince düşündürmeye çalışan cümlelerdir.Gurur yapmadılar ama yine mutlu oluyorlar mı ?Yine ilişki bitiyor dimi? Sevgi için yapılan fedakarlıklar aslında sevgi için değildir sadece o konu içindir.Düşünün arkanıza yaslanın biraz hayatınızı göz önünden geçirin herkes bir fedakarlık yapmıştır sevgisi için ya peki sorunsuz oldu mu hayatınız ?Yine bir konu yine başka sorun başka sorun …

     

    Sevgi bitti derler başka arayışlara başlarlar peki hayatında sevgi varken neden insanlar başka arayışlar içine girmezler neden sürekli filimler izleyip hayattan kopmak isterler neden başka suratlar başka düşüncelerle karşılaşmak isterler? Neden sen haklısın kelimelerini duymak isterler? Neden alkol sigara içmeyi tercih ederler?

     

    Neden bitti artık kelimesini duymak istemezler? Neden hazmedemezler? Tüm sevgimiz bu kadar basitçe bitti derler? Neden hazmet dediklerinde çılgına dönerler böyle olmamalıydı derler? Yaşanan tüm anılar böyle bir çırpıda bittiklerine neden kendilerini bir türlü inandıramazlar? Neden başka bir kadınla sevişirken zevk alamazlar ? Neden başka kadın kollarındayken yine onunla yaşadığı anları kafalarından atamazlar? Sevgi bitti dediklerinde alış unut artık dediklerinde neden agresif olurlar? Neden onu başkalarıyla birlikte olduklarını hayal bile etmek istemezler? Neden seni sevmiyorum artık beni bir daha arama kelimesini duyduklarında hayatın nefes almanın o an sona erdiğini düşünürler sadece? Neden onun mutlu olmasını çok istiyorum diyip çevresine ama içinden kan ağlayıp HAYIRRR   onun benimle mutlu olmasını istiyorum beni sevmesini başka insanları değil beni düşünmesini istiyorum diyemezler? Neden insanlara artık onu sevmiyorum düşünmüyorum onu demek isterler? Diyemezler kulağına giderde eğer bir yerden üzülür sonra benim acı çektiğimi duyar diye.NEDEN AMA PEKİ NEDEN ?

     

    PEKİ NEDENİNİ SÖYLEYİM O İNSAN ÇÜNKÜ ONU SEVMİYOR.ONA AŞIK ÇÜNKÜ.SEVEN İNSANIN ALIŞKANLIKLARINI SEVGİ SANARLAR AMA AŞIK İNSAN AŞKINI ANLATAMAZ SEBEBSİZ NEDENSİZ SEVER İŞDE NEDENİ BU….

    May 08

    RAKI

    *Rakıyı güneş battıktan sonra, yavaş yavaş ve muhabbet eşliğinde içmeli...
    *Rakıdan küçük küçük yudumlar alınır... Bülent Ersoy öyle içiyor diye bir dikişte bir duble rakıyı içmek makbul değildir...
    *Buz gibi şişeden bardağa çevire çevire dökülür ve o nefis kokunun daha fazla yayılması sağlanır...

    *Bardağa konulan rakının yarısı kadar su konması makbuldür...
    *İlk yudumu aldıktan sonra ağızda bekletip, dişlerin arasından derin bir nefes alınırki akciğerler de nasibini alsın...
    *Masada yaşça en büyük kişi rakı kadehini tokuşturmak için kaldırmadan rakı kadehleri masadan kalkmaz...
    *Rakı sofrasında planlı, programlı ciddi işler konuşulmaz. Geyik muhabbeti yapılır, memleket kurtarılır, anılar tazelenir, dedikodu yapılır...
    *Sigara küllüğüne zeytin çekirdeği, sıkılmış limon kabuğu konmaz...
    *İçilen kahve fincanında, tabağında sigara söndürülmez...
    *Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da (konmasa daha iyi olur ama) buz konur...
    *Bu sırayı bozarsanız, anason kadehin üzerine çıkar, rakının hem tadı hem keyfi kaçar... Rakıdan anlayanların,Antalya meyhanelerinde garsonluğa soyunanlara bunu anlatması gerekir...
    *İcmeye başlamadan önce aperatif birşeyler yenmelidir. Favori
    zeytinyağlılardır. Zeytinyağı, mide dolmaya başladıkça üste çıkarak,alkolün genzinize doğru gelmesini engeller...
    *Rakıya buz koymak yanlıştır. Buz rakının içindeki suyla alkolü aynı oranda etkilemediği için daha seyrek olan alkol üste çıkar. İdeal karışım bozulmuş olur. En uygunu rakıya soğuk su koymaktır...
    *Rakı sofrasında kadeh yalnızca bir defa tokuşturulur. Hadi bakalım hoşgeldiniz vs. falan diye...
    *Bundan sonra kadeh tokuşturulmaz sadece kaldırılır...
    *Masaya yeni birisi eklendiğinde ise tekrar kadeh tokuşturulabilir... *Rakı şalgam suyuyla içilmez!... (taslağa dahil değil)
    *Mezesiz rakı içilmez. Ben akşamcıyım, öyle bir kadehlik keyfim var diyorsanız gidin bira filan için...
    *Şişe numarasının önemi yoktur. Zira ilk damıtılan rakı, 01 numaraya denk gelmez...
    *Rakı masasına avuç içiyle ya da yumrukla vurulmaz...
    *Bağıra çağıra, Böğüre öğüre konuşulmaz... Sakin olmak, efendi takılmak gerek...
    Önce kendine gel, sonra meyhaneye

    Kalender ol da gir kalenderhaneye

    Bu yol kendini yenmişlerin yoludur

    Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye

    *Rakı bardağı boş beklemez... Evet masadan kalkarken bile dibinde biraz bırakılır...
    *Usul, adap bilen en genç kişinin saki olması adettendir, büyüklere (ki büyüklük kavramı orada anlam bulur) sakilik yaptırılmaz... Ev sahibi olsa bile...
    *Şişede kalan son rakı damlasına kadar eşit paylaştırılır, daha da içmek isteniyorsa bu paylaştırma ritüeline girilmeden yenisi sipariş edilir...
    *Rakı sizi ne zaman sarhoş edeceğini zamanında söyleyen bir içkidir,bunu farkettiğiniz zaman yanınızdakilere söylemeli, ya da izin isteyip kalkıp gitmelisiniz, ama eğer sizin kalkmanız masayı dağıtacaksa ölseniz bile orayı terketmeyin... Çünkü rakı masasından tuvalete gitmek için bile zar zor kalkılır, hoş karşılanmaz...
    *Rakı masasında bira, şarap gibi başka alkollü içecekler (masada sosyetik hanımefendiler olsa dahi) olmaz...
    *Her nevi ızgara balık (çupra, levrek, istrongilos) uğurlu yemeği,hususi nihavend ve rast makamından sanat musikisi eserleri uğurlu nağmesi, akordeon, keman ve ud da uğurlu çalgısı olan rakının, uğurlu cl'si 70'dir...
    *Rakı yanlız başına içilen bir içki değil, meze ile birlikte yavaş (sindire sindire) içilen bir içkidir...
    *Mide ve beyne belirli bir etki yaptıktan sonra insan keyiflenir ve güzel sohbetlere yönelir...
    *Yani hem anlatır hem dinler... Böylece rakı sofrası en az iki kişinin katıldığı toplu bir eylem, karşılıklı konuşmalara dayandığı için demokratik bir forum, evrensel ve kişisel sorunların ortaya getirildiği, fikir alıp verilen, insanın kendisi ile yüksek sesle düşünerekhesaplaştığı bir tür psikolojik grup terapisi olmaktadır...
    *Unutulmamalıdır ki rakı sofrası saygın bir cemiyettir... Buraya katılan hem bu meclise kabul edildiği için saygı gören bir kişiliğe sahip demektir hem de diğerlerine karşı saygılı olmak zorundadır...  
    *Herhangi bir marka rakı içilirken başka bir markayı övmemek önemlidir,aksi yapıldığında, o an yudumlanan nimete hakarette bulunulmaktadır,yanlıştır...

    *En büyük mezesi muhabbettir... Muhabbet konusu "bi kız vardı, 5 yıl sevdim, yüzüme bile bakmadı" gibi duygusal ağırlıklı olabileceği gibi,"bu güneş niye hep doğudan doğuyo batıdan batıyo?" gibi yarı-felsefi konular da olabilir...
    *Tam yağlı koyun peynirinin üzerine kırmızı toz biberle renklendirilmiş sarımsaklı zeytinyaği süslemesi... Turşu gibi ekşi mezelerde yine rakının kendine has tatlı nefasetini dengeler, damarlarınızı büzer anasonla dost olur, buna misal olarak dağ lahanası turşusu verilebilir...
    Yarasın

    May 04

    KIRIK KALP

    Birgün birini gerçekten seversen,sevebilmeyi bilirsen,yüreğinle sevmeyi öğrenebilirsen biliyorum ki sadece o zaman anlayacaksın beni!her türlü imkansızlığa,bırakıp gitmelere,bitmelere rağmen yüreğinle direnip aşkını korumak isterken sevdiğinin her şeyi hiçe sayıp konuşmak,görmek,vedalaşmak bile istemeden arkasını dönüp yokmuşsun gibi davranmasının ruhunu canını nasıl acıttığını ancak o zaman anlayacaksın!sen onunla tek bir can olmuşken onun sana bir duvar,bir masa,yerde duran karlar gibi davranmasını o zaman anlayacaksın!beynin,düsüncen kendi kendine teselliler verirken,seni haklı bulurken gözlerine söz geçiremeyip nasıl koca damlalarla sessizce isyanlar yaşadığını o zaman anlayacaksın!ve ben..ben biliyorum ki sen bunları yaşarken beni aklından geçireceksin!bana kızmaların belki haklı belki haksız??ama bilemezsin ki hepsi senin için,sen varsın diye..!bilemezsin ki çekilmezlerle çektim acıyı..?söylediklerim beddua deil.sana kıyamam ki...
    Bilirsin hislerim güçlüdür,yüreğim ondan da güçlüdür,hissederim,anlarım..kiminle nerede olduğunu,yüreğindeki fırtınayı hissettiğim an,o an bana yaptıklarını yaşıyor olduğunu bilmelisin..!çünkü senin bana yaptığın bir ayrılık,bir vazgeçiş deildi,öyle olsada çok önemli deildi aslında?doğaldı bu fani dünyada fani sevgiler!ama senin yaptığın sevmeye yapılan en önemli vurgunlardan biriydi?bir kere bile bitti diyemedin,demedin??yalan bile olsa..ben ne sana ne de başkalarına ağlamadım,ağlamam!ben haketmediklerime,biranda kopup ''seni sevemiyorum artık'' deyisine,yaptığın oyunlara,yüreğimin kandırılışına ağladım sadeceVe ben sadece yalancı aşıkların sahtekarlıklarına ağladım ardından!SAKIN SEN ÜSTÜNE ALINMA

    ACI

    bir şey gerçek değil, ama acı gerçek
    Nefesimi ölümü arzular gibi çekiyorum
    Lütfen Tanrım Uyandır beni

    Yaşam solup yok olacak görünüşe bakılırsa Hergün sürükleniyorum daha uzaklara Kendi içimde kayboluyorum

    Hiç bir şeyin önemi yok başka hiç kimsenin Yaşama isteğimi yitirdim

    Kalmadı verecek başka hiçbir şeyim Kalmadı benim için başka bir şey
    Beni kurtaracak sona ihtiyacım var İşler eskisi gibi değil İçimdeki birini özlüyorum Ölümcül bir kayıp, gerçek olamaz bu Hissettiğim bu cehenneme katlanamıyorum Boşluk dolduruyor beni Izdırap noktasına dek Büyüyen karanlık ele geçiriyor şafağı Ben kendimdim, ama şimdi o gitti Kimse beni kurtaramaz benim dışımda, ama artık çok geç Şimdi düşünemiyorum, düşünemiyorum denemem için bir sebep bile Dün sanki hiç olmamış gibi

    Ölüm sıcak karşılıyor beni, yalnızca elveda diyeceğim şimdi

     

    TEKİN SEYHAN